
Kadına yönelik ayrımcılığın en ölümcül biçimi olan “kadının yaşama hakkının ihlali” ülkemizdeki en büyük ve en acı sorunlardan biridir. Kadınların bu hakkını elinden alarak yaşamlarına son veren failleri çoğu kez namus cinayeti savunmasında bulunurlar. Genellikle bu cinayetleri işleyenler kadının eski eşi, sevgilisi veya eski sevgilisidir. Ya kıskançlık yüzünden ya da ayrılmayı hazmedemediklerinden dolayı önce kadınları tehdit edip daha sonra “namus” adı altında yaşamlarına son vermektedirler.
İstatistik verilerine göre kadın cinayetleri 2000’li yıllardan sonra giderek artmaya ve son verilememeye başlanmıştır. Son yıllarda 300′ den fazla kadının yaşamına son verilmiş, 171 kadın ise şüpheli bir biçimde ölü bulunmuştur. 2010 ve 2022 arasındaki verilere bakacak olur isek sadece İstanbul Sözleşmesinin imzalandığı 2011 yılında kadın cinayetlerinde düşüş görülmüştür. Bu yüzden tüm kadınlar bu sözleşmenin yürürlükten kalkmasına karşı çıkmıştır. Kadın cinayetlerinde azalma veya bitiş görülmemesinin en büyük nedeni verilen cezaların yetersiz kalmasıdır. Mahkeme esnasında sanıklar “haksız tahrik ve mahkemede iyi hâl indirimi” adı altında ceza indirimi başvurusunda bulunuyor. Bunların yanında sanığın akıl sağlığının iyi olmaması ve rapor çıkmasını beklemesi de süreci uzatıyor. Buna örnek olarak 2018 yılında eşi tarafından öldürülen Halide Özpolat’ın davasında sanık ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştır. Fakat sonrasında haksız tahrik indirimi uygulanarak cezası 24 yıla düşürüldü. Ardından iyi hâl indirimi ile beraber sadece 20 yıl ceza almasına karar verildi. Bu ve bunun gibi durumlardan dolayı cinayete meyilli olanlar “nasıl olsa 20 yıl yatar çıkarım” düşüncesi nedeni ile bu cinayetleri işlemeye devam ediyor.
Her yıl dünyada 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Mücadele Ve Dayanışma Günü olarak kutlanıyor. 25 Kasım günü giderek daha da önemli hâle geliyor çünkü aralarında Türkiye’ninde yer aldığı birçok ülkede Kadına yönelik şiddet ve cinayet engellenmesi gerekirken giderek artmaya devam ediyor. Bunun çözümü olarak da biran önce çok ağır cezalar getirilmeli, cezai indirimler bu davalardan kalkmalı ve daha farklı sistemler getirilmeli. Bunlar doğrultusunda cinayete meyilli olanlar buna cesaret edememeli.